Yaşanabilirlik, insan ve diğer canlıların gezegenin sunduğu fiziksel olanaklardan yararlanarak, refah içinde yaşayabilmesini tanımlamaktadır. [1] Bu tanımlamayı benimseyen DURS, yaşanabilirliği artıran, geliştiren, kaynakların verimli kullanımını sağlayan süreçlere yönelik bilimsel – entelektüel çalışmalar gerçekleştirmektedir.

Küresel rekabetin sınırlarına yaklaşıldığı, bazı alanlarda risk eşiklerinin aşıldığı çağımızda kentsel yaşanabilirlik kilit öneme sahiptir. Hiçbir kentin doğadaki yaşanabilirliği yadsıyarak, çevrimiçi yaşanabilirliği sağlayamayacağı gerçeğinden hareket ediyoruz.

Kamu otoritelerinin veya piyasa yapıcılarının yaşanabilirliği zorlaştıran, engelleyen, risk yaratan norm ve uygulamalarına karşı bilimsel alternatifler sunulması, toplumun yaşanabilirlik olgusunu sahiplenmesi çalışma alanlarımız içinde özel yere sahip.

UDSR/DURS, yaşanabilirlik açısından uluslararası işbirliğinin, İnsanın gezegenden adil yararlanma hakkına fırsat vereceği bilincindedir. İnsan ve doğa merkezli yaşam kalitesinin; arazi kullanımı, demografi, ekonomi, erişilebilirlik, çevre, eğitim, sosyal gelişme, enerji, konut, sağlık, demokrasi odaklı ele alındığında fayda sağlayacağı düşüncesine önem vermektedir.

Tüm afet riskleri (doğal, beşeri ve teknolojik) bağlamında yaşanabilirliği tehdit eden afet odaklı olumsuzlukların giderilmesinde; doğaya, topluma ve bireye zarar veren yaşanabilirlik sorunu, trafikte, sokakta, okulda, ailede, işyerinde güvenle yaşayabilme sorununa dönüşmüştür. Bu sorunlarla birey veya ülke olarak baş etmenin zorlaştığı gerçeği COVID 19 Salgını ile görülmeye başlanmıştır.

Gezegende insan yaşanabilirliğini “güvenlik” ekseninde ele almak: başka salgın hastalıkların ortaya çıkması; iklim değişikliği ile kıtasal yaşam alanlarının ortadan kalkması; orman ve tarım alanlarının tükenmesi, yüksek teknolojili, kitlesel yıkıcılığı yüksek savaşların meydana gelmesi gibi sorunlara karşı tüm dünyada farkındalık ortaya çıkarılmasını gerektirmektedir.

UDSR/DURS, sorunlara karşı bilimsel araştırma, rapor, inceleme, etkinlik ve yayınlarla çözüm arayışındadır.

[1] İlhan Tekeli, İ. Gündelik Yaşam, Yaşam Kalitesi ve Yerellik Yazıları, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 2010. s.28